Bavul diyalogları. II.

Yine uzun soluklu bir seyahat, yine bavul…

-saç kurutma makinesi aldın mı?
-ben çocuğuma saç kurutma makinesinin en iyisini alırım!
-ne çocuğu?
-pilotum ben, adım vahit

-saç kurutma makinesi aldın mı?
-havlu aldım yeter o
-havlu yetmez hava serindir orada
-mont aldım

-saç kurutma makinesi aldın mı?
-ütü alayım ütü, iyidir ütü

-bu ne?
-kalıp sabun.
-kurna takımlarımı da koydun mu?
-…
-cevap ver bana kadın!

-bu ne?
-kalıp sabun.
-sadece yahudilerden yapmıyorlar biliyorsun değil mi?

-bu ne?
-kalıp sabun.
-kavun da kes biraz yanına

-bu ne?
-kalıp sabun.
-bu ne?

-bavulun.
-başka sorum yok çıkabilirsin

Biraz durabilir misin?

Affedersin, başımı sen mi döndürüyorsun?
Bir saniye gözlerinde bir şey var. 
Ne güzel nefes alıyorsun. 
Bir sebebi yok, bakmak istedim sadece. 
Evet saçların düştü yanağının üzerine, istersen alabilirim. 
Yok hayır bir şey demedim. 
Diyemeyebilirim de. 
Evet en iyisi hırkanı giy hava serin terliyorum.
Biraz durabilir misin?