Vedalar.

Bulut oldum, yüzüyorum. Sonrasındaki fırtınayı bile bile huzurla seyrediyorum. Sessizlik masmavi. Doluyorum.

Gidenler var, ve yakında gidecekler. Sormak istediğim o kadar çok şey varken…

-Öğreneceklerini öğren, yarına bırakma.

Farkındayım kapımdaki büyük yalnızlığın aslında, yine de başkasından duymak bir garip. Çok daha önce de söylenmişti oysa. Erteliyor insan düşünmeyi, bilmiyorum, belki de ben erteledim hep. Şimdi gözümü her yumduğumda başka bir hikâye, başka bir veda. Ellerine uzanabilecek kadar güçlü müyüm bilmiyorum, ama sen tutarsan bırakmam, biliyorum.

-Olmaz. Birine bu yöne git deyip, sonra yarı yolda bırakmak olmaz.

Ben yönüme döndüm, yoluma durdum. Teşekkür ederim, edeceğim.

Reklamlar

Mazeretim yok.

Bunaldım. Doğamdan biraz daha uzak kalırsam, doğama tamamen aykırı gitmeye başlayacağım.

Bardağım daha sert çarpıyor masaya ve ıstakayı sallarken elimi kesiyorum. Asabım bozuk.

Lütfen sus. Bırak rüzgarı güneşi bir kenara, gecen değsin yüzüme. Nefesin.

Hiçbir şey almadım yanıma. Hiçbir şey almayacağım.