Deliduman

“…geçmişten kalan ne varsa, en saçma sapan şeyler bile olsa onlara bakıp özlüyorum dedemi. Dedemi özlediğimde de sadece onu değil, hatta ondan da çok o andaki ruh halimi özlüyorum. Dedemle birlikteykenki kendimi özlüyorum.”

Emrah Serbes

Reklamlar

Zorba

“Onlara baktığın anda bir şey anlamazsın; onların gerçek insan, hayvan, ağaç, yıldız olduklarını sanırsın; ancak çok ileride, yıllarca sonra anlayacaksın!”

“Yıldızlar tepende, toprak solda, deniz sağda olsun ve birden, kalbinin içinde hayatın son çabasını da tüketip masal olduğunu duyasın.”

“Kırmızı, sarı, siyah yamalarla yamanmış, binlerce ekli ve yamaları kalın sicimle dikildiği için en büyük fırtınalarda bile yırtılmayan bazı gemi yelkenleri vardır. Benim kalbim de öyle işte! Binlerce delikli, binlerce yamalı, ama korkusuz.”

“Taşlar varlıklarına inişte sahip oluyor.”

“Deniz kıyısında yalnız başına yürümek güçtü; her dalga ve gökteki her kuş bağırıp insana borcunu hatırlatır.”

“…sırları yaşayanların vakti yok; vakti olanlar ise sırları yaşamıyorlar.”

Nikos Kazantzakis

Mesele.

Sevmiyorum. Sevmek bir mesele oldu. Cümleni bitireceksin diye bir şart yok; ısrar etmemek lâzım, bölünüyorsun yeri geliyor. Vazgeçmek de güzel.

Gün bitti. Dünya döndü bize kadar ve durdu şimdi. Dünyadan haberin yok. Sana mektuplar yazıyorum. Her gün olmasa da sık sık. Hiç gönderilmeyecek mektuplar. Koy verirdim kendimi gittiğim ve tüm bu mektupları sana bıraktığım hayallere ama artık çok geç bu közlere üflemek için. Ağaçlarım yaşken kül oldu, yangınım başka yerlerde.

Uyumuyorum. Uyku bir mesele oldu. Perdeler hep kapalı. Fırtına kopsa, gök yarılsa da içinde ne varmış seyretsem. Gözlerimi yumsam ve dilini bilmediğim o kitaba dalsam.

Gün bitti. Dünya döndü. Dünyadan haberim yok. Sana mektuplar yazıyorum.